Atatürk’ün ”Ankara Çayı” Projesi

Ankara Çayı

 Ankara’nın içinden geçen bir akarsudur. Sakarya Nehri havzası içinde yer almaktadır. Çubuk Çayı ve Hatip Çayı’nın Ankara’nın Etlik semtinde birleşmesiyle oluşmaktadır. Ankara Çayı güneyden İncesu, Dikmen, Söğütlü, Kutlugün, Kepir, İğdeli Dereleri ile kuzeyden Macun, Ergazi dereleri ve Sincan’ın batısında Mürted Ovası’ndan geçen Zir Çayını alarak çoğalmaktadır. Ayaş, Beypazarı ve Nallıhan ilçelerinden geçerek yaklaşık 140 km yol alan Ankara Çayı Sakarya Irmağı’na dökülmektedir.

Kirlilik

Ev ve sanayi atıklar nedeniyle uzun süredir kullanılabilir bir sulama kaynağı olmaktan çıkmıştır. Sıcak havalarda kanalizasyon kokuları keskin bir şekilde yayılmaktadır. Bazı ıslah etme çalışmalarına rağmen yeterli sonuç alınamamıştır.
Ankara’yı hemen hemen tam ortadan böler. Birçok noktada üstten köprülerle aşılmıştır. Yaz aylarında küçük bir dere gibi akarken, yağışlı dönemlerde güçlenir. Bazı bölümlerinin üstü kapatılmıştır.

Atatürk’ün Ankara Çayı için düşünceleri

Kentler kurulurken, ki bu hemen hemen bütün dünya için geçerlidir, nehir kıyısında olmasına dikkat edilmektedir. Atatürk Ankara’yı başkent olarak seçerken de bu konuya özen göstermiştir.

Ankara, yaklaşık bin yıldır Türk varlığının damgasını taşıyor. Bir yanda bugün artık yok edilen Kavaklıdere’deki incecik su ile Angara, Engürü Çayı denilen bir ovanın kenarına konuşlanan bu şehir, söğüt ve kavaklarla, zerdali ve armutlukların bezediği bağ evlerinden oluşuyordu. Şehrin kuzey doğusundaki İdris Dağından doğup, bugünkü Aktaş civarından Kale’nin altından, Hıdırlık Tepesinin kenarından geçen çaya Hatıp Çayı denir. Hatıp Çayı adı Cumhuriyette Bentli Dere yahut Bentderesi adını aldı. İkincisi ise, Elmadağ’dan doğup Haymana Ovası’ndan ve yukarı İmrahor’dan geçip bugün şehrin ortasında kalan, İncesu veya İmrahor Çayıdır. Üçüncüsü ise, şehrin kuzeyindeki Aydos dağından çıkıp Solfasol ve Kalaba yerleşim merkezlerinin içinden geçen Çubuk Çayıdır. Gerek Hatıp Çayı gerekse Çubuk çayı bahar aylarında zaman zaman şehri sel ile tehdit edecek kadar bol sulu idiler. Bu üç çay birleşir Angara, Engürü veya Ankara Çayı adıyla daha büyük bir akarsuya dönüşür. Mürted ovasından geçerken güney batıdan gelen Haymana suyunu da alıp Malı Köyü yakınlarından batıya döner. Bugünkü Sincan’ın batısından Çağlayan kasabası yakınlarından Sakarya nehrine dökülür. Çubuk çayının önüne, mutfakta kullanılacak su elde etmek üzere, Çubuk barajı yapılmıştır.

Ataürk de Ankara’yı başkent yaparken kenti bu nehrin etrafında, tıpkı dünyadaki Petersburg, Paris, Londra, Hamburg gibi Ankara Çayı’nın iki yakasında yerleşmiş bir kent yapmayı istemiştir.

Atatürk için Ankara, düşmanlıklara karşı güvenli yer, yolların kavşağında bulunmak, ticaret ve suya ulaşabilmek açılarından ortak aklın başşehridir.

Bu proje çeşitli nedenlerle hayata geçememiş ve şimdi ıslah edilmesine rağmen Ankara Çayı, Atatürk Ormanı gibi uzun yıllar kaderine terkedilmiştir

İlgili Konular

6 Yorum yapılmış “Atatürk’ün ”Ankara Çayı” Projesi”

  1. ellerinize sağlık güzel olmuş

  2. Ellerinize sağlık tam aradaığım bilgiler 🙂

  3. saolun

  4. sog ol tam aradıgım gibi

  5. ankara çayının bir anönce ıslah edilip kıyısında piknik yapılabilecek . kafeler açılabilek içerisinde kayıklala gezilebilecek duruma gelmesini çok istiyorum. inşallah olur.

  6. Çok teşekkür ederim çok yardımcı oldunuz 😀

Yorum yapın